alfa avukatlık adalet büstü - Arkaplan Banner-preload

Termal Otel Dolandırıcılığı

Günümüzde termal otel dolandırıcılığı yani devre tatil veya devre mülk sözleşmeleri çerçevesinde termal otel konaklaması şeklinde dolandırıcılık yöntemleriyle sıklıkla karşılaşılmaktadır. Termal otel dolandırıcılığı avukatı aracılığıyla mağduriyetler giderilmektedir. Bu yazımızda termal otel dolandırıcılığı konusunu ele alacağız.

Termal Otel Dolandırıcılığı Kapsamında Devre Tatil ve Devre Mülk Nedir?

Hukukumuzda devre tatil sözleşmeleri, tüketicinin belirli bir dönem içerisinde otelde konaklama yapma imkanını tanıyan ve bir yıldan uzun olarak düzenlenen sözleşmelerdir. Devre tatil sözleşmelerinin konaklama hakları başkalarına devredilebilir. Diğer bir ifadeyle, devre tatil sözleşmesi tüketiciye belirli süre boyunca tatil yapma hakkı veren sözleşme olarak karşımıza çıkar.

Devre mülk sözleşmeleri, niteliği itibariyle devre tatil sözleşmelerine benzemektedir. Konaklama hizmetine uygun bir taşınmazın hizmetlerinden belirli bir dönemde yararlanma hakkını veren ve irtifak hakkını veren sözleşmeler, devre mülk sözleşmeleri olarak geçer. Devre mülk sözleşmesi ayni hakkın konusu olabilir.

Termal otel mağdurları tarafından yapılan sözleşmenin devre tatil veya devre mülk sözleşmesi olması fark etmeyecektir. Termal otel mağduru kimselerin uğradığı dolandırıcılık, sözleşmenin mahiyetinden bağımsız bir yargılama konusudur. Dolayısıyla termal otel dolandırıcılığında mülkiyetin türü önem arz etmez.

Termal Otel Dolandırıcılığı Tanımı

Ülkemizde termal otel dolandırıcılığı sıkça gündeme gelmektedir. Yalova ilinde termal otel dolandırıcılığı ile Balıkesir Gömeç ilçesinde devre mülk dolandırıcılığı karşılaşılmaktadır. Görüldüğü üzere Balıkesir, Yalova, Bolu gibi illerde termal otel dolandırıcılığı ile karşılaşılmaktadır. Devre mülk dolandırıcılığı mağduru kimseler bu konuda haklarını merak etmekte ve devre mülk avukatı aracılığıyla haklarını aramak istemektedirler.

Termal otel dolandırıcılığı gerçekte var olmayan bir proje üzerinden devre mülk verileceği taahhüdüyle tüketicilerden maddi getiri elde eden, para alan veya senet imzalatan kimselerin uyguladıkları yöntemdir. Bununla beraber termal otelin binası, tesisleri ve konaklama alanları var olmasına rağmen tüketicilere yapılan gerçek dışı satış veya senet imzalatılması da termal otel dolandırıcılığı suçunu oluşturmaktadır. Termal otel mağdurları her iki durumla da karşılaşabilmektedir.

Sonuç olarak, termal otel ve konaklama sunma ve devre tatil yahut devre mülk hakkı verme taahhüdüyle bir kimseden karşılığı olmadığı halde maddi bir karşılık temin edilmesi ve bu kapsamda para alınması veya senet imzalatılması, termal otel dolandırıcılığı veya devre mülk dolandırıcılığı olarak karşımıza çıkar.

Termal Otel Dolandırıcılığı Suçunun Cezası

Devre mülk dolandırıcılığı veya diğer adıyla termal otel dolandırıcılığı Türk Ceza Kanunu’nun 158. Maddesinde karşılık bulmuştur. Buna göre devre tatil dolandırıcılığı veya termal otel dolandırıcılığı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.

Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir. Ancak bazı hallerde, hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158/1).

Öte yandan termal otel dolandırıcılığı çoğu zaman birden fazla kişiyle ve örgüt olarak işlenmektedir. Devre tatil dolandırıcılığı suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Buna göre termal otel dolandırıcılığı suçu neticesinde maddi menfaat eden kimselerin 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşması mümkündür.

Termal Otel Dolandırıcılığı Senetle İcra Takibi

Ülkemizde Yalova, Bolu veya Balıkesir gibi illerde faaliyet gösteren termal otel dolandırıcılarının en sık başvurdukları yöntemlerden birisi, devre tatil sözleşmesi veya devre mülk sözleşmesiyle birlikte senet imzalatılması olarak karşımıza çıkar.

Devre mülk dolandırıcıları herhangi bir termal otel hizmeti vermeden ve konaklama imkânı tanımadan müşteriden aldıkları senetleri icra takibine koyarak haksız kazanç elde etmektedir. Halbuki termal otel hizmetinden faydalanmayan kimse aleyhine icra takibi başlatılamaz. Ayrıca termal otel aidatı veya ödenek yahut kesinti altında hiçbir ödeme alınamaz.

Termal otel dolandırıcılığı mağdurları hakkında imzalatılan senede istinaden başlatılan icra takiplerinin iptal edilebilmesi mümkündür. Bu konuda termal otel dolandırıcılığı avukatı yardımıyla dava açılması önem arz eder.

Dolayısıyla devre tatil sözleşmesi için dolandırıcılar tarafından imzalatılan senetlerin iptal edilebilmesi ve geçersiz hale getirilmesi mümkündür.

Termal Otele Ödediğim Paraları İadesi

Sık sorulan sorulardan bir tanesi termal otel dolandırıcılarına devre tatil veya devre mülk sözleşmesi taahhüdüyle ödenen paraların iadesini alabilir miyim şeklinde olmaktadır. Bu konuda termal otele ödenen paraların iade edilmesi mümkündür.

Ancak termal otel dolandırıcıları bu konuda alınan paraların hukuki mahiyetini farklı gösterebilmektedir. Bu sebeple dava açılırken hukuki sebebin doğru şekilde belirtilmesi, devre tatil veya devre mülk ücretinin iadesiyle ilgili sonuç ve istemin doğru şekilde ortaya konulması önem arz eder. Bu konuda devre tatil dolandırıcılığı avukatı ile dava açılması oldukça önemlidir. Zira termal otel dolandırıcılığı avukatı uyuşmazlığın türüne ve hukuki mahiyetine göre dava sebebini tespit edecektir. Dolayısıyla termal otel mağduru avukatı olmadan açılan davaların kaybedilme ihtimali muhtemeldir.

Termal Otel Dolandırıcılığı Devre Mülk veya Devre Tatil Mağdurları Hakları 

Termal otel mağdurları için hukukumuzda iki yol öngörülmektedir. Bunlardan birisi termal otel dolandırıcılığı suçunu işledikleri düşünülen kimseler hakkında Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla suç duyurusunda bulunmaktır.

Devre mülk mağduru avukatı tarafından yapılan savcılık şikayetlerinde dolandırıcılar hakkında çoğu zaman hapis cezası yaptırımı uygulanmaktadır. Bu konuda Yalova, Bolu, Balıkesir, Afyon gibi illerin Cumhuriyet Savcılıklarında açılan pek çok emsal termal otel dolandırıcılığı soruşturması bulunmaktadır.

Diğer yandan termal otel mağdurları devre mülk veya devre tatil hakkı için ödemiş oldukları paraların termal otel tarafından kendisine iade edilmesi istemiyle dava açabilir. Termal otele karşı açılacak dava neticesinde dolandırıcılık yoluyla elde edilen paralar müşteriye iade edilmektedir.

Eğer ki termal otel dolandırıcıları tarafından devre tatil veya devre mülk sözleşmesi taahhüdüyle senet imzalatılmışsa bu halde senedin geçersizliği istenmeli ve senede dayalı icra takibi başlatılmışsa takibin iptali sağlanmalıdır.

Aidat ödemek zorunda kalan tüketicilerin de ödedikleri aidatların geri alınması ve tahakkuk eden aidat borçlarının silinmesi mümkün olmaktadır. Tüketici, kullanmadığı ve yararlanmadığı konaklama hizmeti nedeniyle sorumlu tutulamaz. Tüketici kanunu gereğince yersiz ve hukuka aykırı olarak alınan aidatların iadesi gerekir.

Termal Otel Devre Mülk Cayma Hakkı

Tüketiciler tarafından devre mülk veya devre tatil hakkından cayılarak yapılan ödemelerin iade edilip edilmeyeceği sıkça sorulmaktadır. Tüketici Kanunu, tüketicilere cayma hakkı vermekte ve paraların iadesine imkan tanımaktadır. Diğer bir ifadeyle, termal otel tarafından yapılan devre tatil veya devre mülk sözleşmesi gereğince tüketicilerden alınan paraların müşteriye iadesi veya alınan senetlerin iptal edilmesi mümkündür.

Devre mülk ve devre tatil sözleşmesinin iptali ve paraların iadesi ve senetlerin iptali hakkında Alfa Avukatlık olarak tarafımızca açılan davalar olumlu sonuçlanmaktadır. Mahkemeler, ödediği paraların müşteriye iadesine ve senetlerin iptaline karar vermektedir. Bu konuda kazanmış olduğumuz emsal kararlardan bir tanesini yazının sonunda paylaşmaktayız.

Termal Otel Dolandırıcılığı Avukatı

Devre mülk dolandırıcılığı avukatı tarafından açılan bu tür davalar neticesinde herhangi bir hizmet almamasına rağmen para ödeyen veya senet imzalayan kimsenin hakları korunmaktadır. Bu konuda alanında uzman devre tatil dolandırıcılığı avukatı aracılığıyla mağduriyetlerin giderilmesi mümkündür.

Alfa Avukatlık olarak devre mülk dolandırıcılığı karşısında Sakarya, Bolu, Balıkesir, İzmir, Afyon, Ankara ve İstanbul gibi illerde termal otel dolandırıcılığı avukatı olarak avukatlık hizmeti vermekteyiz.

Termal Otel Dolandırıcılığı Paranın İadesi ve Senet İptali Emsal Mahkeme Kararı

Devre tatil veya devre mülk sözleşmesinin iptaline dair Alfa Avukatlık olarak kazanmış olduğumuz davalardan bir tanesinin emsal kararını paylaşmaktayız.

Devre tatil veya devre mülk sözleşmesi çerçevesinde işlenen termal otel dolandırıcılığı ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

 

izmir gayrimenkul avukatı

Yüksek Aidata Nasıl İtiraz Edilir?

Fahiş olarak artırılan aidata itiraz, günümüzde sıkça açılan davalardandır. Gelişen ekonomik koşullar çerçevesinde apartman veya site giderlerinin artması, aidat miktarının fahiş miktarda artırılmasına sebep olabilir. Bu tür durumlarda işletme giderleri aşacak şekilde yüksek aidat istenmesi için kat malikleri kurulu kararı alınmaktadır. Yüksek miktarda istenen aidata ise dava yoluyla engel olunabilmektedir.

Aidat Nedir?

Aidat, toplu yaşamın bulunduğu site, apartman vb. yerlerden ortak giderlerin karşılanması için her ay düzenli olarak yapılan ödemedir.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20. maddesinde, ortak giderleri için ödenecek aidatın hangi giderleri kapsadığı belirtilmiştir. Buna göre, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri, bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri, su, elektrik, temizlik, kalorifer gibi ortak işletme giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderler, toplanan aidatlardan karşılanır.

Aidatı Kim Öder?

Aidat, kural olarak kat maliki tarafından ödenir. Bu nedenle aidat ödeme yükümlülüğünün asıl sorumlusu ev sahibidir. Ancak kira sözleşmelerinde kiracı ve ev sahibi, aidatın kiracı tarafından ödeneceğini kararlaştırmaktadır. Ev sahibi, kira sözleşmesine rağmen aidat ödemek zorunda kalırsa ödediği miktarı kiracıdan isteyebilir.

Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanunu m. 22/1’de, “Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur” denilerek kiracının da aidat ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemiştir.

Öyleyse hem kat maliki (ev sahibi) hem de kiracı, aidat borcundan birlikte sorumludur.

Yüksek İstenen Aidata Nasıl İtiraz Edilir?

Aidat miktarı, kat malikleri kurulunda karara bağlanır. Apartman yahut site için hazırlanan gelecek döneme ilişkin harcama tahminine dayalı işletme projesi, aidat miktarının belirlenmesinde önem arz eder. İşletme projesinde ilgili yılda yapılacak masraflar tespit edilerek bunun üzerinden aidat miktarı belirlenir.

Aidat, kat malikleri kurulu kararıyla belirlenir. Bu nedenle fahiş miktarda belirlenen aidat için kat malikleri kurulu kararının iptali istemiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açılması gerekir. Aidat miktarına itiraz, apartman veya site için yapılacak harcama kalemlerinin fahiş üzerinde bir aidat istemine dayanır.

Yüksek aidat ödenmesine itiraz halinde, mahkemece yapılacak incelemede işletmedeki giderler ve apartmanın, sitenin vb. somut olaya ilişkin mevcut koşulları göz önüne alınarak aidat miktarının yüksek olup olmadığı tespit edilir.

Kiracının Fahiş Aidata İtiraz Etme Hakkı Var Mı?

Kira sözleşmesi yapılan taşınmazlarda aidat çoğu zaman kiracı tarafından ödenmektedir. Bu nedenle kiracının yüksek aidata itiraz etme hakkının bulunup bulunmadığı sıklıkla sorulmaktadır.

Yukarıda açıkladığımız üzere, aidat miktarı kat malikleri kurulu kararıyla belirlenmektedir. Kat malikleri kurulu kararına karşı ancak kat malikleri, yani ev sahipleri itiraz edebilir. Bu nedenle fahiş aidat miktarına karşı kiracının kat malikleri kurulu kararının iptali davası açma hakkı yoktur.

Kural bu olmakla birlikte istisnai hallerde, kiracı, fahiş aidat miktarına karşı kat malikleri kurulu kararının iptalini isteyebilir. Ancak kiracının dava açabilmesi için yüksek aidat ödenmesine ilişkin kararın, onun hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici olması gerekir.

Fahiş Aidat Kararına Ne Zamana Kadar İtiraz Edilebilir?

Kat malikleri kurulu kararlarına karşı, kurul toplantısına katılarak aykırı oy kullanan her malik, karar tarihinden itibaren fahiş aidat miktarına karşı bir ay içerisinde dava açabilir.

Kurul toplantısına katılmayan her malik ise kararı öğrendiği tarihten itibaren bir ay ve her halde altı ay içerisinde fahiş aidat miktarına karşı dava açabilir.

Kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaksızın fahiş olarak artırılan aidata itiraz edilebilir.

Yüksek Aidata Kiracının Dava Açabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı

“Kiracı aidata itiraz edebilir mi” sorusu sıkça sorulmaktadır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, kiracının kat malikleri kuruluna karşı dava açabilmesi için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerektiğine hükmetmiştir.

Kiracı, yüksek aidat miktarıyla ilgili hak ve yararlarının zedelendiğini ispatlayabildiği ölçüde, fahiş kiranın düşürülmesi için dava açabilecektir.

20. HD., E. 2019/3269 K. 2019/6235 T. 4.11.2019

“634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz” hükmü düzenlenmiştir.

Ana kural bu olmakla birlikte anataşınmazda kat maliki olmayıp da bir bağımsız bölümde kira sözleşmesine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir nedene dayanarak sürekli bir biçimde yararlanan kimseler de 33. madde hükmünce mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilirler. Ancak bunlar, bu konuda kat maliki gibi geniş haklara sahip değillerdir. Bu kişilerin kat malikleri kuruluna karşı dava açmak için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerekir.”

Fahiş aidat miktarına itiraz hakkında daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.