ev.sahibinin.banka.hesabini.kapatmasi.01

Ev Sahibinin Banka Hesabını Kapatması

Kira davalarının sayısı günümüzde oldukça artmıştır. Özellikle kira miktarı konusunda ev sahibi ve kiracı anlaşamamakta, fahiş kira istenmesi nedeniyle uyuşmazlık çıkmaktadır. Ev sahibi, istediği miktarda kiranın kiracı tarafından kabul edilmemesi halinde farklı yollara başvurmaktadır. Bunlardan birisi de ev sahibinin banka hesabını kapatmasıdır. Kiracılar ise “ev sahibi banka hesabını kapattı, şimdi ne yapacağım” sorusunun yanıtını aramaktadır. Yazımızda bu soruya cevap vereceğiz.

Kira Bedeli Nasıl Belirlenir?

Kira bedeli, kira sözleşmesi yapılırken taşınmazın konumu, özellikleri, yaşı, emsal fiyatları vb. göz önüne anılarak kiracı ve kiraya veren tarafından belirlenir. Ev sahibi, evini kiraya verirken kira miktarını belirlemekte serbesttir. Bu nedenle kira sözleşmesinin imzalandığı anda belirlenen kira miktarına itiraz edilemez.

Ancak yeni kira döneminde ödenecek kira miktarı için birtakım sınırlar vardır. TBK m. 344’e göre, yenilenen kira döneminde ödenecek kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Ayrıca, TBK geçici madde 2’de, konut kiraları bakımından 02.07.2023 – 01.07.2024 tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Ev Sahibi Neden Banka Hesabını Kapatmaktadır?

Günümüz ekonomik koşullar nedeniyle kiralar her geçen gün yükselmektedir. Ev sahipleri, yeni kira döneminde ödenecek kira bedelinin piyasa miktarlarına yakın olmasını istemektedir.

Kiracı kanuni sınırdan daha fazla kira ödemeyi kabul etmezse, bu durumda evin kirası piyasanın altında kalmaktadır. Kiraya verenin istediği kirayı kiracının kabul etmemesi halinde, taraflar arasında anlaşmazlık yaşanmaktadır.

Ev sahibinin banka hesabını kapatmasının amacı kiracıyı temerrüde düşürmektedir. Ev sahibi kirayı almamak için bugüne kadar kiranın ödendiği banka hesabını kapatmakta, kiracı ise artık bu hesaba kirayı gönderememektedir. Kira bedellerinin ödenmemesi halinde, kiraya veren, kiracının temerrüdü nedeniyle tahliye davası açabilmektedir.

Sonuç olarak ev sahibi, tahliye davası açabilmek için banka hesabını kapatarak kiracıyı temerrüde düşürmeye çalışmaktadır.

Ev Sahibi Banka Hesabını Kapatırsa Kira Borcum Sona Erer Mi?

Ev sahibinin banka hesabını kapatması halinde kiracının kira borcunu ortadan kalkmaz. Kiracı, kira sözleşmesine uygun şekilde kira borcunu ödemek zorundadır.

Kiracı, banka hesabının kapatılması nedeniyle kiralarını yatırmazsa, ev sahibi ödenmeyen kiraların tahsili için icra takibi başlatabilir veya dava açabilir.

Ev Sahibi Kiranın Ödendiği Banka Hesabını Kapatırsa Kirayı Nereye Ödeyeceğim?

Ev sahibinin banka hesabını kapatmış olması halinde, alacaklı kiraya veren temerrüde uğramış olur. Bu durumda kiracının başvurabileceği iki yol vardır.

İlk olarak kiracı, kiraların ödendiği banka hesabının kapatılması halinde, kira bedellerini konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla ev sahibine ödeyebilir. Bu durumda kiracının kira borcunu ödeme yükümlülüğü sona erer.

Alacaklı kiraya veren, konutta ödemeli olarak PTT yoluyla gönderilen kirayı teslim almaktan kaçınırsa, kiracı sulh hukuk mahkemesine başvurarak kira bedelinin yatırılması için tevdi mahalli tayini (ödeme yerinin belirlenmesi) talebinde bulunabilir. Nitekim TBK m. 107/1’de, “Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir” denilmektedir.

Sonuç olarak, ev sahibi banka hesabını kapatırsa, kiranın öncelikle konutta ödemeli olarak PTT yoluyla ev sahibine gönderilmesi gerekir. Ev sahibinin kirayı teslim almaması halinde ise kiranın sulh hukuk mahkemesine başvurarak tevdi mahalli yoluyla ödenmesi gerekir.

Kiracının temerrüde uğraması halinde taşınmazdan tahliye kararı verilebileceği mümkün olduğundan, ev sahibi banka hesabını kapatırsa veya banka hesabını kiracıyla paylaşmazsa kiracının buradaki hukuki prosedürleri yürütmesi gerekmektedir.

Ev sahibinin banka hesabını kapatması halinde ne yapılacağı hakkında daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

izmir gayrimenkul avukatı

Yüksek Aidata Nasıl İtiraz Edilir?

Fahiş olarak artırılan aidata itiraz, günümüzde sıkça açılan davalardandır. Gelişen ekonomik koşullar çerçevesinde apartman veya site giderlerinin artması, aidat miktarının fahiş miktarda artırılmasına sebep olabilir. Bu tür durumlarda işletme giderleri aşacak şekilde yüksek aidat istenmesi için kat malikleri kurulu kararı alınmaktadır. Yüksek miktarda istenen aidata ise dava yoluyla engel olunabilmektedir.

Aidat Nedir?

Aidat, toplu yaşamın bulunduğu site, apartman vb. yerlerden ortak giderlerin karşılanması için her ay düzenli olarak yapılan ödemedir.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20. maddesinde, ortak giderleri için ödenecek aidatın hangi giderleri kapsadığı belirtilmiştir. Buna göre, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri, bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri, su, elektrik, temizlik, kalorifer gibi ortak işletme giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderler, toplanan aidatlardan karşılanır.

Aidatı Kim Öder?

Aidat, kural olarak kat maliki tarafından ödenir. Bu nedenle aidat ödeme yükümlülüğünün asıl sorumlusu ev sahibidir. Ancak kira sözleşmelerinde kiracı ve ev sahibi, aidatın kiracı tarafından ödeneceğini kararlaştırmaktadır. Ev sahibi, kira sözleşmesine rağmen aidat ödemek zorunda kalırsa ödediği miktarı kiracıdan isteyebilir.

Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanunu m. 22/1’de, “Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur” denilerek kiracının da aidat ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemiştir.

Öyleyse hem kat maliki (ev sahibi) hem de kiracı, aidat borcundan birlikte sorumludur.

Yüksek İstenen Aidata Nasıl İtiraz Edilir?

Aidat miktarı, kat malikleri kurulunda karara bağlanır. Apartman yahut site için hazırlanan gelecek döneme ilişkin harcama tahminine dayalı işletme projesi, aidat miktarının belirlenmesinde önem arz eder. İşletme projesinde ilgili yılda yapılacak masraflar tespit edilerek bunun üzerinden aidat miktarı belirlenir.

Aidat, kat malikleri kurulu kararıyla belirlenir. Bu nedenle fahiş miktarda belirlenen aidat için kat malikleri kurulu kararının iptali istemiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açılması gerekir. Aidat miktarına itiraz, apartman veya site için yapılacak harcama kalemlerinin fahiş üzerinde bir aidat istemine dayanır.

Yüksek aidat ödenmesine itiraz halinde, mahkemece yapılacak incelemede işletmedeki giderler ve apartmanın, sitenin vb. somut olaya ilişkin mevcut koşulları göz önüne alınarak aidat miktarının yüksek olup olmadığı tespit edilir.

Kiracının Fahiş Aidata İtiraz Etme Hakkı Var Mı?

Kira sözleşmesi yapılan taşınmazlarda aidat çoğu zaman kiracı tarafından ödenmektedir. Bu nedenle kiracının yüksek aidata itiraz etme hakkının bulunup bulunmadığı sıklıkla sorulmaktadır.

Yukarıda açıkladığımız üzere, aidat miktarı kat malikleri kurulu kararıyla belirlenmektedir. Kat malikleri kurulu kararına karşı ancak kat malikleri, yani ev sahipleri itiraz edebilir. Bu nedenle fahiş aidat miktarına karşı kiracının kat malikleri kurulu kararının iptali davası açma hakkı yoktur.

Kural bu olmakla birlikte istisnai hallerde, kiracı, fahiş aidat miktarına karşı kat malikleri kurulu kararının iptalini isteyebilir. Ancak kiracının dava açabilmesi için yüksek aidat ödenmesine ilişkin kararın, onun hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici olması gerekir.

Fahiş Aidat Kararına Ne Zamana Kadar İtiraz Edilebilir?

Kat malikleri kurulu kararlarına karşı, kurul toplantısına katılarak aykırı oy kullanan her malik, karar tarihinden itibaren fahiş aidat miktarına karşı bir ay içerisinde dava açabilir.

Kurul toplantısına katılmayan her malik ise kararı öğrendiği tarihten itibaren bir ay ve her halde altı ay içerisinde fahiş aidat miktarına karşı dava açabilir.

Kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaksızın fahiş olarak artırılan aidata itiraz edilebilir.

Yüksek Aidata Kiracının Dava Açabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı

“Kiracı aidata itiraz edebilir mi” sorusu sıkça sorulmaktadır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, kiracının kat malikleri kuruluna karşı dava açabilmesi için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerektiğine hükmetmiştir.

Kiracı, yüksek aidat miktarıyla ilgili hak ve yararlarının zedelendiğini ispatlayabildiği ölçüde, fahiş kiranın düşürülmesi için dava açabilecektir.

20. HD., E. 2019/3269 K. 2019/6235 T. 4.11.2019

“634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz” hükmü düzenlenmiştir.

Ana kural bu olmakla birlikte anataşınmazda kat maliki olmayıp da bir bağımsız bölümde kira sözleşmesine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir nedene dayanarak sürekli bir biçimde yararlanan kimseler de 33. madde hükmünce mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilirler. Ancak bunlar, bu konuda kat maliki gibi geniş haklara sahip değillerdir. Bu kişilerin kat malikleri kuruluna karşı dava açmak için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerekir.”

Fahiş aidat miktarına itiraz hakkında daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

kira.sözlesmesi.depozito.01

Kira Sözleşmelerinde Depozito

1. Depozito (Güvence Bedeli) Nedir?

Depozito, kira sözleşmesinden kaynaklanacak alacakların ve taşınmazda meydana gelebilecek zararların teminat altına alınması için kiracı tarafından kiraya verene ödenen bedeldir. Böylece kiraya veren, kira sözleşmesiyle birlikte kiracının kullanımına bıraktığı taşınmazda doğabilecek zararlara karşı önlem almış olur.

Kira sözleşmesinin imzalanabilmesi için depozito ödenmesi zorunlu değildir. Kiracı ve ev sahibi dilerse depozito kararlaştırmadan kira sözleşmesi imzalayabilirler. Ancak kira sözleşmelerinde genellikle depozito alınmakta, kira sözleşmesi imzalandığı sırada ev sahibine ödenmektedir.

2. Kira Sözleşmesinde Depozito En Fazla Ne Kadar Olabilir?

Kira sözleşmesi için ne kadar depozito verileceği kiracı ve ev sahibi arasında serbestçe kararlaştırılmaktadır. Uygulamada depozito, genellikle bir veya birkaç aylık kira bedeli üzerinden belirlenmektedir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun koyucu depozito bedeline bir üst sınır getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 342’ye göre, depozito bedeli üç aylık kira miktarını aşamaz. Üç aylık kira bedelinden daha fazla depozito alınması halinde, kanunu aşan miktarda yapılan ödemenin kiracıya iadesi gerekir.

MADDE 342

(1) Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

3. Depozito Bedeli Nereye Ödenmelidir?

Uygulamada depozito kira sözleşmesiyle birlikte ev sahibine ödenmekte, kira sözleşmesi sona ermesi üzerine taşınmazda bir hasar yoksa depozito kiracıya iade edilmektedir. Böylece kira sözleşmesi süresi boyunca depozito ev sahibi tarafından saklanmaktadır.

Kanun koyucu, depozito bedelinin para veya kıymetli evrak olarak kararlaştırılması halinde, depozitonun ev sahibine yerine bankaya yatırılmasına dair düzenleme yapmıştır. Buna göre kira sözleşmelerinde alınacak depozitonun para olması halinde, depozitonun vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmalıdır. Depozito olarak kıymetli evrak verildiyse, bankaya depo edilir.

MADDE 342

(2) Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Depozito, kira sözleşmesi nedeniyle doğabilecek zararlara karşı kiraya verene ödenen bir miktardır. Taşınmazda herhangi bir zarar yoksa depozitonun kiracıya eksiksiz iadesi gerekir. Para olarak verilen depozitonun vadeli bir tasarruf hesabında nemalandırılmasıyla, esasında kiracıya ait olan depozito bedelinin değer kaybetmesi önlenmektedir.

4. Döviz Cinsinden Depozito Verilebilir mi?

Kira sözleşmeleri imzalanırken genellikle para olarak belirli bir miktar depozito alınmakta, aradan uzun yıllar geçtikten sonra aynı miktarda depozito bedeli kiracıya iade edilmektedir. Halbuki enflasyon nedeniyle kiracının depozito bedelinin değeri eksilmektedir. Ayrıca depozito taşınmazın tahliye edileceği tarihte taşınmazda doğabilecek zararları karşılamaya da yetmeyebilmektedir.

Bunun önüne geçmek için kiracı ve ev sahibi, depozito bedelini döviz cinsinden kararlaştırmakta, kira sözleşmesi imzalandığı sırada depozito dolar veya euro cinsinden ev sahibine ödenmektedir. Ancak dövizle sözleşme yapma yasağı nedeniyle döviz cinsinden depozito verilmesinin mümkün olup olmadığı sıklıkla sorulmaktadır.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 numaralı Tebliği m. 8/1’e göre, bazı sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden yahut dövize endeksli olarak kararlaştırılması yasaktır. Ancak Tebliğ’in 8. maddesinin son fıkrasında, depozito bedelleri için istisna tanınmıştır.

Sonuç olarak, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 numaralı Tebliğ’in 8. maddesinin son fıkrasına göre, döviz cinsinden depozito verilmesi mümkündür.

4. Depozito Kiracıya Ne Zaman İade Edilir?

Depozitonun kiracıya iade edilebilmesi için öncelikle kira sözleşmesi sona ermelidir. Kira sözleşmesi devam ederken kiracı depozitonun kendisine iade edilmesini isteyemez. Ayrıca kiracı, sözleşme devam ederken depozitonun kiraya mahsup edilmesini de talep edemez.

Kiracı, kira sözleşmesinin bitmesi üzerine depozitonun kendisine iade edilmesini isteyebilir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden bahsedebilmek için anahtarların kiraya verene (ev sahibine) teslim edilmiş olması gerekir. Taşınmazı boşaltarak ev sahibine teslim ettiği konusunda ispat yükü kiracıya aittir.

Kiraya veren, kira sözleşmesiyle birlikte kendisine teslim edilen depozito bedelini, taşınmazda herhangi bir zarar veya hasar yoksa derhal kiracıya iade etmekle yükümlüdür.

Depozitonun bankaya yatırılmış olması halinde ise kira sözleşmesinin bitiminden itibaren üç ayın geçmesi gerekir. TBK m. 342/3’e göre depozitonun yatırıldığı banka, sözleşmenin sona ermesinden itibaren üç ay geçmedikçe depozitoyu kiracıya iade edemez.

MADDE 342

(3) Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

6. Hangi Durumlarda Depozito İade Edilmez?

Depozito, kira sözleşmesi nedeniyle taşınmazda meydana gelebilecek hasar ve zararları teminat altına alabilmek amacıyla ödenir. Bu nedenle bazı durumlarda depozito bedelinin kiracıya geri ödenmesi gerekmez. Örneğin;

  • Kiracının taşınmaza veya demirbaşlara zarar vermiş olması,
  • Evdeki demirbaşları giderken götürmesi veya çalması,
  • Ödenmemiş eksik kiraların veya aidatların bulunması,
  • Ödenmemiş elektrik, su vb. giderlerin bulunması,
  • Ev eşyalı olarak kiraya verilmişse evdeki eşyaların zarar görmesi.

7. Kiracı Evden Çıkarken Eve Zarar Vermişse Ne Yapılmalıdır?

Kiracının evi boşaltması üzerine taşınmazda veya demirbaşlarda hasar bulunması halinde kiraya veren (ev sahibi) gecikmeksizin eşyalardaki zararın fotoğrafını ve videosunu çekmeli ve mümkünse bunu tutanak altına almalıdır.

Kiracının eve zarar vererek boşaltması halinde en sağlıklı yol delil tespiti yoluna başvurarak taşınmazdaki zararı mahkeme kanalıyla tespit ettirilmesini sağlamaktır. Böylece kiraya veren hak kaybı yaşamadan taşınmazdaki zararlarını kiracıdan eksiksiz talep edebilecektir.

Kiracı evi boşaltırken kiraya veren tarafından taşınmazın durumu gözden geçirilmelidir. Taşınmazda herhangi bir hasar, eksiklik veya ayıp bulunması halinde bu durum derhal kiracıya yazılı olarak bildirilmelidir. Taşınmazdaki zararın derhal kiracıya bildirilmemesi halinde TBK m. 335 gereğince kiracı sorumluluktan kurtulur.

MADDE 335

Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır.

8. Depozito (Güvence Bedeli) ile İlgili Yargıtay Kararları

Depozito (güvence bedeli) ile ilgili emsal nitelikteki Yargıtay Kararları aşağıda paylaşılmıştır.

3. HD., E. 2017/9846 K. 2018/8629 T. 18.09.2018

“Davaya konu taşınmazın anahtarlarının notere tevdi edildiğine ilişkin ihtarın 14.11.2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından taşınmazdaki hasar durumunun tespiti için İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/6 D. İş sayılı dosyasında 19.01.2012 tarihli davalı talebi üzerine; keşif yapılarak taşınmazın boya ve parkelerinin cilalanması için 8.000 TL hasar bedeli belirlendiği görülmektedir. Davalı kiraya veren tahliyenin hemen sonrası taşınmazdaki hasarlar yönünden davacı kiracıya yazılı bildirimde bulunmamıştır.

Davalı kiraya veren TBK 335 uyarınca kiralananı teslim aldığı 14.11.2011 tarihinden hemen sonra davacı kiracıya yazılı olarak hasar bildirimde bulunmadığından, davacı kiracı hor kullanma tazminat sorumluluğundan kurtulmuştur. Mahkemece bu husus dikkate alınarak davacı kiracının talebi konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.”

3. HD., E. 2018/1406 K. 2019/7133 T. 25.9.2019

“Somut olaya gelince, davacı tarafından kira sözleşmesi uyarınca verilen 3.500,00 TL depozito bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, 14.02.2014 tarihli icra takibinde talebin, 3.500,00 TL olan asıl alacak ile sınırlandırıldığı, ayrıca işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan raporda ise, 17.10.2012- 20.04.2014 tarihleri arasındaki dönem için faiz hesabı yapılarak, davacının bu dönem için 423,84 TL depozito faizi bakımından alacaklı olduğu belirlenmiş, dava konusu depozito alacağı, faiz bedeli de dahil edilerek hesaplanmıştır. Davacının icra takibinde bu yönde bir talebi olmadığı gibi taraflar arasındaki kira sözleşmesinde depozito bedelinden faiz talep edilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

O halde mahkemece, davacının faiz talebinde bulunmadığı gözetilerek depozito alacak miktarının belirlenmesi gerekirken taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

6. HD., E. 2014/8945 K. 2014/11013 T. 14.10.2014

“Davacı kiracı 19.08.2011 tarihinde başlattığı icra takibinde 1.500 USD depozito bedeli ve 166 USD işlemiş faizin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise süresinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamıştır. İtirazın iptali istemiyle açılan işbu davada mahkemece; tahliye tarihi itibariyle aidat, su, elektrik ve doğalgaz borçlarını depozito bedelinden düşerek kalan tutar üzerinden itirazın iptaline karar vermiştir. Sözleşmenin 2.maddesinde depozitonun iade koşulları belirlenmiş olup depozitonun iadesine karar verilebilmesi için kiralananda herhangi bir hasar ve zararın bulunmaması gerekir. Oysaki davalı tarafından davacı aleyhine hor kullanma iddiası ile açılan davada (Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1471 esas sayılı dosyası) mahkemece 3.060 TL hor kullanma bedeli ve 268 TL yedi günlük tamirat süresi kira alacağının tahsiline karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir. Şu durumda mahkemece davalının hor kullanma iddiası ile Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1471 esas sayılı dosyası ile açtığı dava bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.”

6. HD., E. 2013/5339 K. 2013/16264 T. 4.12.2013

“Taraflar arasında 17.11.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, kiracı tarafından 3000 USD depozito verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 8. maddesine göre tahliye halinde taşınmazın kira, elektrik, su, doğalgaz yönetim giderleri sıfırlanıp taşınmazın hasarsız olarak boş teslimini takiben depozito bedeli kiracıya iade edilecektir. Davalılar vekili anahtar tesliminin Ocak 2009 tarihinde gerçekleştiğini belirterek 2008 yılı Aralık ayı ile, 2009 yılı Ocak ayı kira bedellerinin ödenmediğini ayrıca makul süre kirasının da ödemesi gerektiğini belirterek buna ilişkin alacaklarını depozitoya mahsup ettiklerini savunmaktadır. Sözleşmenin 8. maddesine göre depozitonun kira alacağını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Davalılar vekili tarafından yargılama sürecinde (…) 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012 /1420 E sayılı dosyasında tahliye tarihine kadar ödenmeyen kiralar ile makul süre kirasının tahsili için alacak davası açıldığı, bu dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş söz konusu kararın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davalıların ödenmeyen kira alacağı ve makul süre kira alacağı var ise takas-mahsup defi üzerinde de durularak sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.”

Kira sözleşmelerinde depozito verilmesi hakkında daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.