pexels-david-mcbee-396303

Mirasçısı Olunan Taşınmazda Ev, Sondaj gibi bir Ekleme yapmışsam ne yapmalıyım?

Paydaşlık veya ortaklık durumları genellikle taşınmaz malların mülkiyet haklarını ilgilendiren durumlar olup, bu mülkiyet haklarının bölünmesi veya paylaşılması gereken durumlarda ortaya çıkar. Bu mülkiyet hakları, arazinin kendisi, üzerinde bulunan binalar, ağaçlar ve diğer tamamlayıcı unsurlar (muhdesat) gibi taşınmaz malları oluşturan çeşitli parçaları içerebilir. Ancak bazen, bu taşınmaz mülklerin hangi parçalarının hangi paydaşa veya ortağa ait olduğu konusunda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Bu tür durumlarda, bir “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” yoluyla her bir parçanın kimin mülkiyetinde olduğunu belirlemek gerekir. Bu tür bir dava, taşınmaz mülklerin hangi parçalarının kimin mülkiyetinde olduğunu belirlemek için gerekli olduğunda, paylaşım sürecini daha adil ve şeffaf hale getirmeyi amaçlar. Şimdi bu dava türünün detaylarına ve nasıl işlediğine daha yakından bakalım.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik ( %… ) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.(Y14HD-K.2021/398)

Ortaklığın giderilmesi davasının konusu taşınmazda bulunan bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçalar üzerinde mülkiyetin kime ait olduğu hususu ortaklar arasında tartışma konusu ise, bu uyuşmazlığın ayrı bir dava açılmak suretiyle giderilmesi gerekir. Uygulamada bu davalara “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” denilmektedir. Bu davanın açılması halinde, izale-i şuyu davası yargılamasında, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının sonuçlanması bekletici mesele yapılır. Çünkü, taşınmazda yer alan bütünleyici parçalar (muhtesatlar) üzerindeki mülkiyet hakkı tespit edildikten sonra bütünleyici parçalar da dahil edilerek ortaklığın giderilmesi gerekir.

Daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler: Etiket Yok

Comments are closed.