Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Islah dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur.

Islah dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/6385 K. 2016/6880 T. 23.3.2016

“İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı HMK’nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usül hukukumuza yansıtılmıştır.

Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkın sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usül hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.

Somut olayda mahkemece davalıya bilirkişi raporu ve davacının vermiş olduğu ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Islah edilen kısım yönünden ayrıca faiz istenmelidir.

Islah edilen kısım yönünden ayrıca faiz istenmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9332 K. 2014/19696 T. 15.10.2014

“Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 10.000,00 TL tutarında ziynet alacağı talebinde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonrasında ziynet alacağına ilişkin davasını ıslah edip, alacak bedelini 20320 TL’ye yükseltmiştir.

Davacı tarafından ıslah edilen kısım yönünden ayrıca faiz isteminde bulunulmamıştır. Mahkemece, bu husus nazara alınarak kabul edilen ziynet alacağı bedelinin 10000 TL lik miktarı yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kabul edilen ziynet alacağı bedelinin tümü üzerinden dava tarihinden geçerli olacak şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Tebligatın mavi zarfla yapılmasının aranması aşırı şekilcilik olur.

Tebligatın mavi zarfla yapılmasının aranması aşırı şekilcilik olur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/6004 K. 2019/8960 T. 23.5.2019

“Somut olayda; ipotek borçlusu K2’a çıkartılan satış ilanı tebligatının 16.4.2018 günü, muhatabın adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, borçlunun mernis adresine, “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair “meşruhat” bulunan tebligatın 04.5.2018’de tebliğ edildiği, tebligat zarfının ise beyaz renkli olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, şikayete konu tebligatta, kanun ve yönetmeliğe uygun olacak şekilde, tebliğin, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılacağına ilişkin usulüne uygun meşruhat bulunduğu nazara alındığında tebliğin usule uygun yapıldığı anlaşılmaktadır.

Tebligatın açık mavi zarfla yapılmasının aranmasının ise, aşırı şekilcilik olduğunun, icra dairelerinde mavi renkli zarf bulunmaması halinde, beyaz renkli zarfa usulüne uygun şekilde söz konusu şerhin yazılması halinde, salt zarfın beyaz renkli olması nedeniyle usulsüz olduğu sonucuna varılamayacağının kabulü gerekir.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Yasal faiz istenirken ticari faiz bakiyesi saklı tutulamaz.

Yasal faiz istenirken ticari faiz bakiyesi saklı tutulamaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1704 K. 2020/534 T. 7.7.2020

“29. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tacir olan davacının ticari işine ilişkin davaya konu alacağını davalı üniversiteden tahsil amacıyla icra takibine koyduğu sırada alacağına yasal faiz işletilmesini istemekle birlikte ticari faiz isteme hakkını saklı tuttuğunu belirttiği açık ise de; faiz hakkının seçimlik ve yenilik doğuran bir hak olması nedeniyle seçim hakkının kullanılmakla tükendiği, bir hakkın saklı tutulabilmesi için talep edilenle saklı tutulanın aynı haktan doğması gerekmesine rağmen ticari ve yasal faizin aynı haktan doğmadıkları, bu nedenle ticari faiz hakkının saklı tutulmasına herhangi bir hukuki sonuç bağlanamayacağı göz önünde bulundurulduğunda davacının artık bakiye ticari faizi isteyebileceğinden bahsedilemeyecektir.

30. Hâl böyle olunca, takip yapılır iken tercih hakkının yasal faiz yönünde kullanıldığı, bu sebeple takip sırasında talep edilebilecek faiz oranı net belli olduğundan daha sonra faiz oranının değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veren direnme kararı yerindedir.”

 

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibinde Yetki İtirazı alfa avukatlık

Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibinde Yetki İtirazı

İcra hukukumuzda, kambiyo senetlerine özgü takip yolu öngörülmüştür. Bu takip yolunda borçluya gönderilen ödeme emrine karşı itiraz genel haciz yoluyla icra takibinden farklıdır. Bu yazımızda kambiyo senetlerine dayalı icra takibinde yetki itirazı konusunu “Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibinde Yetki İtirazı” başlıklı yazımızda inceleyeceğiz.

Kambiyo Senetlerine Dayalı İcra Takibi

Kambiyo senetleri, alacağın varlığı konusunda delil teşkil eder. Bu suretle genel haciz yoluyla icra takibinden farklı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu düzenlenmiştir.

Alacaklının elinde bono (senet) veya çek bulunması halinde, alacaklı, kambiyo senetlerine özgü icra takip yoluna başvurabilir.

Genel haciz yoluyla icra takibinden farklı olarak, kambiyo senetlerine özgü icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi kendiliğinden icra takibini durdurmaz. Bunun için borçlunun icra mahkemesine başvurarak ödeme emrine itiraz etmesi gerekir.

Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi

Kambiyo senetlerine dayalı icra takibinde yetkili icra dairesi genel haciz yolundaki yetki kurallarına göre belirlenir. Yani 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki yetki kuralları, kambiyo senetlerine özgü icra takip yolunda da uygulanır.

Buna göre genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Kambiyo senedine dayalı alacaklar aranacak borç niteliğinde olduğundan, alacaklı, kendi yerleşim yerinde icra takibi başlatamaz.

Ayrıca bononun (senedin) düzenlenme yerinde veya çekin keşinde yerinde de icra takibi başlatılabilir. Çeke dayalı kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde yetkili icra dairesiyle ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz

İcra Mahkemesinde Yetkiye İtiraz

Borçlu, kambiyo senetlerine özgü takipte ödeme emrine karşı itirazını icra mahkemesine sunmalıdır. Yani yetki itirazı icra mahkemesinde yapılır. İcra dairesine dilekçe verilerek yapılan yetki itirazı geçersizdir.

Yetkiye itiraz için borçlu beş gün içerisinde icra mahkemesine başvurmalıdır. Buna göre itiraz süresi, genel haciz yoluyla takipten farklı olarak beş gündür.

Borçlu sadece yetkiye itiraz etmekle yetinebilir. Yani borca veya imzaya itiraz etmeksizin yetki itirazında bulunabilir. Borçlu yetkiye ve borca (veya imzaya) birlikte itiraz etmişse, icra mahkemesi öncelikle yetki itirazını incelemelidir.

Yetki itirazının geçerli olabilmesi için, borçlu tarafından gösterilen yetkili icra dairesinin gerçekten de yetkili icra dairesi olması gerekir.

Yetkiye İtirazın Kabul Edilmesi

Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan yetki itirazının kabul edilmesi halinde, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takip dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verilir. İcra mahkemesi, takibin iptaline karar veremez.

İcra mahkemesinin bu kararı üzerine alacaklı tarafından süresi içerisinde icra dairesine başvurulmalı ve dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi istenmelidir. Alacaklının talebi üzerine kendisine dosya gelen icra dairesi borçluya yeni bir ödeme emri gönderir. Borçlu, yeni gönderilen ödeme emrine karşı artık yetki itirazında bulunamaz.

Kambiyo senetlerine özgü icra takibinde yetki itirazıyla ilgili daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Çeke Dayalı İcra Takibinde Yetki alfa avukatlık

Çeke Dayalı İcra Takibinde Yetki

Çek, ticari hayatta sık kullanılan bir ödeme aracıdır. Çekin bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılıksız çıkması halinde, çek alacaklısı icra takibine başvurarak çek bedelini tahsil etmektedir. Uygulamada çek nedeniyle başlatılan takiplerde yetkili icra dairesinin tespit edilmesi önem arz etmektedir. Bu yazımızda, çeke dayalı icra takibinde yetkili icra dairesi Yargıtay uygulaması ışığında açıklanacaktır.

Çek Nedir?

Çek, banka tarafından çek hesabı sahibine teslim edilen ve ödenmesi için bankaya ibraz edilmesi gereken bir kıymetli evraktır. Alacaklı, çek bedelini tahsil etmek için önce bankaya müracaat etmelidir.

Ticari hayatta oldukça sık kullanılan çek, niteliği gereği bir ödeme aracıdır. Ancak uygulamada çek ileri tarihli düzenlendiğinden kredi aracı olarak da kullanılmaktadır.

Çek Nasıl İbraz Edilir?

Çeki elinde bulunduran son hamil alacaklı, vadesi geldiğinde çeki bankaya ibraz ederek ödenmesini ister. İbraz, çekin ödenmek için bankaya sunulması anlamına gelir. Alacaklı, çek hesabının bulunduğu bankaya müracaat edebileceği gibi herhangi bir bankaya da başvurabilir.

Bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması halinde, banka görevlileri çek üzerinde karşılıksız işlemi yapmak zorundadır. Süresi içerisinde çek bankaya ibraz edilmezse, çek kambiyo vasfını yitirir. Bu durumda alacaklı, kambiyo senetlerine özgü icra takibine başvuramaz.

Çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü icra takibinde yetkili icra dairesi

Kambiyo senetlerine özgü icra takibinde yetki, genel haciz yoluyla icra takibindeki kurallara göre belirlenir. Buna göre genel yetkili icra dairesi, borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeridir.

Kambiyo senetlerine dayalı alacaklar, aranacak borç niteliğindedir. Bu nedenle alacaklının yerleşim yerinde takip başlatılacağına ilişkin Türk Borçlar Kanunu m. 89/1 hükmü uygulanmaz.

Çeke dayalı kambiyo takiplerinde yetkili icra daireleri şunlardır:

  • Borçlunun yerleşim yeri,
  • Muhatap bankanın bulunduğu yer,
  • Çekin keşide yeri.

Çekin ibraz edildiği yerde icra takibi başlatılabilir mi?

Yetkili icra dairesi, yukarıdaki icra daireleri olarak gösterilmiştir. Bunun dışında, çekin ibraz edildiği yerdeki icra dairesinde icra takibi başlatılabilmesi mümkün değildir.

Aksi durumun kabulü halinde, alacaklının dilediği yerdeki bankaya çeki ibraz ederek yetkili icra dairesini belirleyebilmesi sonucu doğar.

Yargıtay Kararlarında Çeke Dayalı İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi

Çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü icra takibine başvuruda Yargıtay’ın farklı görüşleri bulunmaktadır. Uygulamada Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik görüşü uygulanmaktadır.

12. HD., E. 2019/9167 K. 2019/13006 T. 19.9.2019

“Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu tarafından ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde icra mahkemesine yapılan başvuruda; sair itirazları yanında yetkili icra dairesinin … İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek… İcra Dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verildiği görülmüştür.

İİK’nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun 447/2. maddesi atfıyla HMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.

Buna göre, çeke dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6.md.), muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK. 10.md.) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.”

Alacaklının yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceği yönündeki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararını buradan inceleyebilirsiniz.

Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibinde Yetkiye İtiraz

Kambiyo senetlerine özgü icra takibinde yetkiye nasıl itiraz edileceği konusundaki yazımızı buradan inceleyebilirsiniz.

Çeke dayalı icra takibinde yetkiyle ilgili daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Çekin karşılıksız kalması halinde alacaklının yerleşim yeri de yetkilidir.

Çekin karşılıksız kalması halinde alacaklının yerleşim yeri de yetkilidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8892 K. 2016/7362 T. 20.9.2016

“İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.

Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacak niteliğinde olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK’nın 89/1. (818 Sayılı BK’nın 73/1) hükmü uygulanamaz. Çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yerinde, ödeme yerinde (6102 sayılı TTK’nın 781/2 fıkrası uyarınca çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödeme yeri sayılır.) ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.

Ayrıca, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanır ve HMK’nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak BK.’nın 89. madde hükmü nedeniyle, alacaklının ikametgah yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir.

 

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemez.

Çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemez.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3234 K. 2019/1778 T. 19.3.2019

“Davacı vekili, taraflar arasında iplik alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkiden kaynaklanan ödemelerin de ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını ve uygulamanın teamül haline geldiğini, davalı aleyhine kur farkı ve cari hesap alacağına ilişkin icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ham iplik alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki alım-satımda bedel olarak USD üzerinden faturalar düzenlendiği ve ödemelerin de bu şekilde yapıldığı, davacının 35.046,72-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından kur farkı faturası ve icra inkar tazminatı yönünden temyiz edilmiştir.

Dava, cari hesap ve kur farkı alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporu incelendiğinde kur farkına esas olan faturalara yönelik ödemelerin bir kısmının çek ile yapıldığı görülmektedir. Çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği Dairemizce istikrar kazanmış uygulamalardandır. Bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak çek ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye ödemeler yönünden kur farkı hesaplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

 

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.