Boşanma davalarında kısırlık boşanma sebebi mi sorusu merak edilmektedir. İzmir boşanma avukatı tarafından çoğu zaman dava sebebi içerisinde yer almaktadır. Bu yazımızda İzmir boşanma avukatı olarak çocuğun olmaması yani kısırlık halinde bunun kusur olarak yükletilmesi konusunu açıklayacağız.
Çocuğun Olmaması veya Kısırlık Boşanma Sebebi Midir?
Çocuk sahibi olamamak veya kısırlık, birçok çift için beklenmeyen bir durumdur. Eşlerin ilişkisini etkileyebilmekte ve bu durum evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak boşanma davasına konu edilebilmektedir. İzmir boşanma avukatı olarak sıkça boşanma davalarında kullanılmaktadır. Peki çocuğun olmaması veya kısırlık boşanma sebebi midir?
Kısırlık Boşanma Sebebi Midir?
Çocuk sahibi olamamak tek başına boşanma sebebi sayılamaz. Yargıtay içtihatlarına göre, eşlerden birinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir hastalık sebebiyle hiç ya da sağlıklı çocuklara sahip olamaması, eşlerin birlikte göğüslemeleri gereken bir durumdur. Bu durumda diğer eşin boşanmayı istemesi meşru, haklı ve iyi niyetli bir düşünce olarak görülmemiştir. İzmir boşanma avukatı tarafından boşanma davası sırasında buna dair usulünce bir savunma ileri sürülmelidir. Boşanma davasının seyrinde kısırlık meselesi boşanma avukatı tarafından doğru şekilde mahkemeye aktarılmalıdır.
Çocuk sahibi olamamak tek başına boşanma sebebi teşkil etmez. Bu durumun tarafların huzur ve mutluluğuna engel olması ve evlilik birliklerini temelinden sarması durumunda hakim somut olaya göre değerlendirme yaparak karar verecektir. İzmirin en iyi boşanma avukatı olarak yürütülen boşanma davalarında, karşı tarafa kusur yükletilmesi için kısırlık boşanma davasında sıklıkla ileri sürülmektedir.
Çocuk Sahibi Olmayı İstememek
Çocuk yapma arzusu bir insanın en temel duygularından biridir. Bu nedenle eşlerden birinin çocuk sahibi olmak istememesi, diğer eşte derin bir üzüntüye neden olabilir. Bu durumda diğer eşin çocuk sahibi olma beklentileri karşılanamamaktadır. İzmir boşanma avukatı haklı bir sebep olup olmadığı noktasında Yargıtay’ın uygulamasıyla hareket etmektedir.
Yargıtay kararlarında da eşin hiçbir sebep yokken çocuk istememesi, boşanma sebebi olarak kabul edildiği içtihat edilmiştir. Dolayısıyla İzmir boşanma avukatı tarafından çocuk istememeye dair somut deliller ortaya konulmalıdır. İzmirin en iyi boşanma avukatı tarafından toplanan deliller sayesinde, haklı bir neden olmadan eşin çocuk sahibi olmak istememesi boşanma davası sırasında etkili bir şekilde savunulmaktadır.
Çocuk İstememek Evlilikten Önce Biliniyorsa
Burada önemle belirtmek gerekir ki, eşin çocuk sahibi olmak istemediğini evlilik birliği kurulmadan önce diğer eşe belirtmesi halinde bu nedene dayanarak boşanma davası açılması dürüstlük kuralına aykırı olacaktır. İzmir boşanma davası avukatı, evlilik tarihi ve evlilik süreci içerisinde eşlerin çocuk hakkındaki yaklaşımlarını tanıklar, mesajlaşmalar, videolar, fotoğraflar ve benzeri delillerle ortaya koyacaktır.
Dolayısıyla çocuk sahibi olmak istemeyen eşin, diğer eşe bu niyetini belli etmemesi veya saklaması, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilecek ve böylece boşanma davasına konu olabilecektir. İzmirin en iyi boşanma avukatı tarafından takip edilen boşanma davalarında, kısırlık dışında eşin haksız olarak çocuk istememesi etkili bir hukuki sebep olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çocuğun Olmaması veya Kısırlık Boşanma Sebebi Midir, Çocuk Sahibi Olmayı İstememek Boşanma Sebebi Midir Hakkında Yargıtay Kararları
“Diğer taraftan, boşanma nedeni olarak kabul edilen söz konusu göz hastalığının belini koşullarının gerçekleşmesi halinde ileride doğacak çocuklar açısından kalıtsal özellik taşıması, daha açık bir ifade ile böyle bir ihtimalin varlığı dahi evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı biçiminde nitelendirilemez. Böyle bir ihtimal, olsa olsa eşleri çocuk sahibi olup olmama konusunda bazı karar ve önlemlere götürebilir.
Yargıtayımızın bir çok kararında da açıkca dile getirildiği üzere “kısırlık” olgusu dahi tek başına bir boşanma nedeni değildir. Eşlerden birinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir rahatsızlık sebebiyle ya hiç, ya da sağlıklı çocuklara sahip olmaması bir çeşit “semavi afet”tir. Eşlerin birlikte göğüslemeleri gereken böyle bir durumda sağlıklı eşin boşanmayı istemesi meşru, haklı, adil ve iyiniyetli bir düşünce olarak kabul edilemez.” Yargıtay 2. HD., 18.02.1991, 1990/10764 E.
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kadının eyleminin sadakatsizlik boyutuna varmayan güven sarsıcı davranış olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı-karşı davalı erkeğin makul bir sebep olmaksızın çocuk istemeyerek kusurlu olduğu sabittir.
O halde, güven sarsıcı davranışta bulunan ve kıskanç olan davalı-karşı davacı kadın ile şans oyunları oynayan, aile bütçesini iyi yönetemeyen ve çocuk istemeyen davacı-karşı davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurludur. Bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 2. HD, 02.12.2019, 2019/4035 E. 2019/11741 K.
Açıkladığımız haller somut olaya göre değişiklik göstereceğinden, detaylı bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.


