Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Islah dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur.

Islah dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/6385 K. 2016/6880 T. 23.3.2016

“İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı HMK’nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usül hukukumuza yansıtılmıştır.

Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkın sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usül hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.

Somut olayda mahkemece davalıya bilirkişi raporu ve davacının vermiş olduğu ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemez.

Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/12185 K. 2013/13238 T. 10.5.2013

“Davacı kadının açtığı boşanma davasında mahkemece kusurun tamamen davacı kadında olduğu kabul edilerek boşanmaya ve davalı koca yararına 10000 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden davacı kadının güven sarsıcı davranış içerisine girmesine karşılık, davalı kocanın da eşini kendi babasıyla yaşamaya zorladığı ve tartışma sırasında eşinin üzerine bıçakla yürüyerek korkuttuğu anlaşılmaktadır.

Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olup, birinin kusurunun diğerinden baskın olduğu söylenemez. Tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken mahkemece kusurun tamamen davacıda olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceği halde (TMK.md.174/2) davalının bu konudaki talebinin reddi yerine, davalı koca yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Ayıp nedeniyle satış bedelinde yapılacak indirim nispi metoda göre hesaplanır.

Islah edilen kısım yönünden ayrıca faiz istenmelidir.

Islah edilen kısım yönünden ayrıca faiz istenmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9332 K. 2014/19696 T. 15.10.2014

“Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 10.000,00 TL tutarında ziynet alacağı talebinde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonrasında ziynet alacağına ilişkin davasını ıslah edip, alacak bedelini 20320 TL’ye yükseltmiştir.

Davacı tarafından ıslah edilen kısım yönünden ayrıca faiz isteminde bulunulmamıştır. Mahkemece, bu husus nazara alınarak kabul edilen ziynet alacağı bedelinin 10000 TL lik miktarı yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kabul edilen ziynet alacağı bedelinin tümü üzerinden dava tarihinden geçerli olacak şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”

Daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Tahliye Taahhüdüne Nasıl İtiraz Etmeli Alfa Avukatlık 01

Tahliye Taahhüdüne Nasıl İtiraz Etmeli

Ev sahipleri, kira sözleşmesi yapılırken kiracıya boş olarak tahliye taahhüdü imzalatmaktadır. Kiracıyı evden çıkartmak istediklerinde ise tahliye taahhüdünü icra takibine koyarak taşınmazın tahliyesini sağlamaktadır. Kiracı, başlatılan icra takibine karşı itiraz ederek takibi durdurabilir. Kiracının icra takibiyle kendisine gönderilen tahliye emrine karşı itiraz edebileceği başlıca itiraz sebepleri vardır. Bu yazımızda “kiracı tahliye taahhüdüne nasıl itiraz etmeli” sorusunun yanıtını arayacağız.

Tahliye Taahhüdü Ne Demektir?

Tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinin imzalandığı esnada kiraya veren ev sahibi tarafından genellikle kira sözleşmesiyle beraber boş olarak imzalatılan bir taahhüt metnidir. Kiracı, tahliye taahhüdünde yazılı olan tarihte kiralanan taşınmazı boşaltmayı taahhüt etmektedir.

Tahliye taahhüdü çoğu zaman üst kısmı boş olarak imzalanmakta, ev sahibi daha sonra kendi menfaatine uygun şekilde tahliye taahhüdünü doldurup icraya koymaktadır.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi

Kiraya veren ev sahibi, tahliye taahhüdüne dayanarak kiralanan taşınmazın tahliye edilmesi için icra takibine başvurabilir. Burada ev sahibi, kiracının taşınmazı tahliye etmeyi taahhüt ettiği metne göre kira sözleşmesinin süresinin bitmesi sebebine dayanarak icra takibine başvurmaktadır.

Süre bitimi nedeniyle icra takibi olarak bilinen İcra ve İflas Kanunu m. 272’de düzenlenen icra takip yolu, uygulamada 14 örnek takip yolu olarak adlandırılmaktadır. Bu yol, kiracının tahliye edilebileceği en hızlı yollardan biridir.

Kiraya veren kiracının taşınmazı boşaltmayı taahhüt ettiği tarihten itibaren bir ay içerisinde icra takibine başvurmalı yahut dava açmalıdır. Aksi halde kiraya verenin süre bitimi nedeniyle tahliye isteme hakkı ortadan kalkar. Nitekim İİK m. 272’de, “Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir” şeklinde bir aylık süre hüküm altına alınmıştır

Buradaki takip yolu ilamsız icra takibi olarak adlandırılmaktadır. Yani ev sahibinin icra takibine dayanak gösterdiği belge bir mahkeme kararına (yani ilama) yahut mahkeme kararı yerine geçecek bir belge niteliğine sahip değildir. Bu nedenle kiracı, kendisine gönderilen tahliye emrine itiraz ederek icra takibini durdurabilir.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibinde Tahliye Emrine İtiraz

Kiraya veren ev sahibi tarafından tahliye taahhüdüne dayalı olarak icra takibine başvurulması üzerine kiracıya tahliye emri gönderilir. Tahliye emrinde kiracının tahliye taahhüdüne istinaden başlatılan icra takibine karşı 7 gün içerisinde itiraz edebileceği ve 15 gün içerisinde taşınmazı boşaltması gerektiği yazılır (İİK m. 272).

Kiracı kendisine gönderilen tahliye emrine itiraz etmediği takdirde ve 15 günlük süre içerisinde taşınmazı boşaltması halinde icra dairesi aracılığıyla taşınmazdan zorla çıkartılır. Bu nedenle kiracının tahliye taahhüdüne dayanarak başlatılan icra takibinde tahliye emrine itiraz etmesi oldukça önemlidir. Zira bu halde ev sahibinin tahliye kararı almak için dava açması zorunlu olmayıp itiraz edilmeyen icra takibinde 15 günlük süre dolması üzerine kiracı derhal evden çıkartılabilir (İİK m. 273).

Tahliye emrine karşı itiraz icra dairesine yapılır. Borçlu kiracı tahliye emrine itirazında itiraz sebeplerini göstererek 7 günlük süre içerisinde itiraz etmelidir. Kiracının itirazı üzerine icra takibi durur (İİK m. 274/2).

Tahliye Emrine Karşı Hangi Sebeplerle İtiraz Edilebilir?

Kiracı, kendisine gönderilen tahliye emrine karşı imzaya itiraz edebileceği gibi kira sözleşmesinin yenilendiğine yahut kira sözleşmesinin uzatıldığına dair itiraz edebilir (İİK m. 272/3).

İmzaya itiraz kira sözleşmesine itiraz olabileceği gibi sadece tahliye taahhüdüne de itiraz edilebilir. Yani kiracı, takibin dayanağı olarak gösterilen kira sözleşmesini kabul etmekle beraber tahliye taahhüdü altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.

Belirttiğimiz üzere kira sözleşmesinin yenilenmesi veya uzatılması tahliye emrine karşı bir itiraz sebebidir. Örneğin kiracı tahliye taahhüdü düzenlendikten sonra ev sahibiyle yeni bir kira sözleşmesi imzalandığını yahut tahliye taahhüdüne rağmen ev sahibinin taşınmazın boşaltılması için kendisine yeniden süre verildiğini ileri sürerek ödeme emrine itiraz edebilir.

Tahliye Taahhüdü Altındaki İmzaya İtiraz

Kiracı kendisine gönderilen tahliye emrinde yazılı tahliye taahhüdü altındaki imzayı inkâr edebilir. Kiracı eğer ki imzaya itiraz edecekse bunu ayrıca ve açıkça yapmalıdır. Tahliye emrine genel olarak “itiraz ediyorum” demek usulen imzaya itiraz sayılmaz. Bu durumda kiracı imzaya itiraz etmemiş sayılır ve tahliye taahhüdü altındaki imza kiracıya ait kabul edilir.

Benzer şekilde kiracı kira sözleşmesi altındaki imzaya da itiraz edebilir. Yani takip dayanağı gösterilen kira sözleşmesinin ev sahibi ile aralarındaki kira sözleşmesi olmadığını, kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek itiraz edebilir. Burada da kiracı imzaya itiraza ilişkin usullere uymak zorundadır.

Tahliye Taahhüdünün Sonradan Doldurulduğu İtirazı

Yargıtay, kira sözleşmesinin imzalandığı tarihle aynı tarihte imzalanan tahliye taahhüdünü geçersiz saymaktadır. Bunun sebebi kiracının kira sözleşmesinin imzalandığı esnada özgür iradesiyle tahliye taahhüdünü imzalamadığı, diğer bir ifadeyle baskı altında tahliye taahhüdünü imzalamak zorunda kaldığı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kira sözleşmesinin düzenlendiği tarih ile tahliye taahhüdünün düzenlendiği tarih aynı ise tahliye taahhüdü geçersiz kabul edilir.

Tahliye taahhüdünün geçersiz sayılmaması için kira sözleşmesiyle birlikte imzalanan tahliye taahhüdünün alt kısmı sadece kiracı tarafından imzalanmakta, ancak tahliye tarihi, taahhüt tarihi, kiralananın adresi, kiracı ve ev sahibinin adı ve soyadı kısımları boş bırakılmaktadır. Ev sahibi daha sonra tahliye talebini kullanmak istediğinde boş kalan kısımları doldurarak tahliye taahhüdünü kullanmaktadır.

Tahliye Taahhüdünün Sonradan Doldurulduğunu İspat Külfeti

Kiracı tahliye taahhüdünün boş olarak imzalanıp sonradan doldurulduğunu ileri sürerek itiraz etmiş ise bunu ispat külfeti altındadır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, boş kâğıda imza atan kişinin bunun sonuçlarına katlanacağını ifade etmektedir.

Bu nedenle tahliye taahhüdünün boş olarak imzalanıp üzerinin sonradan doldurularak kullanılması mümkündür. Ev sahibi, tahliye taahhüdünü geçersiz kılmak için, tahliye taahhüdünün imza tarihini kira sözleşmesinin imza tarihinden daha ileriki bir tarih olarak doldurmaktadır.

Kiracı, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile aynı gün düzenlendiğini yazılı olarak ispat edemediği takdirde, kiraya veren ev sahibi tarafından sunulan tahliye taahhüdü geçerli kabul edilir.

6. HD., E. 2005/874 K. 2006/121 T. 05.06.2006

“Öte yandan davacı tahliye taahhüdünün altındaki imzaya da karşı çıkmamış ve boş olarak verdiğini savunmuştur. Kiralananda otururken verilen tahliye taahhüdü geçerlidir. İmza edilerek verilen tahliye taahhüdünün sonradan doldurulması geçerliliğine halel getirmez. Zira boş kağıda imza atan kişinin onun sonucuna katlanmasını gerektirir.

Kiracı Tahliye Emrine İtiraz Etti, Şimdi Ne Olacak?

Kiracının tahliye emrine itiraz etmesi üzerine tahliye taahhüdüne dayanarak başlatılan icra takibi durur. Bu durumda kiraya veren ev sahibi, takibin devamını sağlamak ve kiracıyı tahliye edebilmek için dava açarak kiracının itirazını hükümsüz hale getirmelidir.

Ev sahibi, kiracının itiraz sebeplerine göre icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını isteyebileceği gibi genel mahkemelerde yani sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davasıyla icra takibinin devamını sağlayabilir. Böylece kiraya veren ev sahibi, kiracının tahliye emrine itiraz etmesine karşılık mahkeme kararıyla kiracıyı taşınmazdan tahliye edebilir.

İmza Tarihine İtiraz Edilmesi Halinde Görevli Mahkeme

Tahliye taahhüdüne ilişkin icra takiplerinde, borçlu kiracının tahliye emrine itiraz etmesi üzerine alacaklı, icra mahkemesine başvurarak taşınmazın tahliyesini isteyebilir. İcra mahkemeleri, genel mahkemelere göre daha seri yargılama yapan ve uyuşmazlığı hızlı şekilde sonuçlandıran mahkemelerdir. Bu nedenle kiraya verenin icra mahkemesinde dava açması daha avantajlıdır.

Ancak kiraya veren ev sahibinin icra mahkemesine başvurabilmesi için, birtakım koşulların sağlanmış olması gerekir. Kiraya veren alacakların elinde kanunda sayılan belgelerin bulunması gerekir. Bu belgeler İİK m. 275’te sayılmıştır.

Kiracının tahliye taahhüdü altındaki imza tarihine itiraz etmesi yani sonradan doldurulduğunu iddia etmesi halinde, kiraya veren ev sahibi, kiracının bu itirazını kanunda sayılan belgelerle ispatlamak zorundadır. Aksi halde ev sahibi kiraya veren icra mahkemesine başvurursa dava reddedilir.

8. HD., E. 2017/4596 K. 2018/1655 T. 6.2.2018

“Davalı süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında, tahliye taahhütnamesi altındaki imzayı kabul ederek, tanzim tarihi ve tahliye tarihi doldurulmadan imza edilip alacaklıya verildiğini bu nedenle taahhüdün geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Bu nitelikteki itiraz tahliye taahhüdünün “tarihine” itiraz niteliğindedir. 04/12/1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve İ.İ.K 275. maddesine göre tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya ” tarih ” ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın genel hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları bulunmaktadır.

Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya ” tarih ” ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, tahliye taahhüdündeki imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez.”

Sonuç olarak, kiracının tahliye taahhüdünün sonradan doldurulduğunu ileri sürerek itiraz etmesi halinde kiraya veren ev sahibi icra mahkemesine başvuramaz. Genel mahkemelerde, yani sulh hukuk mahkemesinde dava açarak itirazın iptalini istemelidir.

Kiracı Tahliye Taahhüdüne Nasıl İtiraz Etmeli?

Yukarıda değindiğimiz üzere, kiracının tahliye emrine karşı çeşitli itiraz sebepleri ileri sürebilir. Ancak bazen kiracının itirazını haklı gösterecek belgeler gerekir. Aksi halde kiraya veren kiracıyı kolaylıkla evden çıkartabilir.

Bu nedenle kiracının tahliye taahhüdüne istinaden başlatılan icra takibinde kendisine gönderilen tahliye emrine karşı sunacağı itiraz sebepler oldukça önemlidir. Kiracı, bazı itiraz sebepleriyle ev sahibinin iddialarını boşa çıkarıp tahliye olmanın önüne geçebilir. Bu itiraz sebepleri oldukça teknik ve hukuki yardım gerektirir. Kiracının basit bir ihmali veya yanlış şekilde itiraz etmesi halinde, kiracı hem taşınmazı hemen boşaltmak hem de dava masrafları ödemek zorunda kalabilir.

Kiracının tahliye emrine nasıl itiraz etmesi gerektiği konusunda daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Kiracı Taşınmaza Yaptığı Masrafları İsteyebilir Mi?

Tahliye Taahhüdü Var Kiracı Çıkmıyor

Günümüzde kiracıları koruyucu yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Ev sahipleri ise kira sözleşmesi imzalanırken kiracının imzalandığı tahliye taahhüdü sayesinde kiracıyı tahliye etmeye çalışmaktadır. Ancak tahliye taahhüdü nedeniyle kiracıyı tahliye edebilmek hukuki süreç gerektirmektedir. Ev sahibi, “tahliye taahhüdü var kiracı çıkmıyor” diyerek kiracıyı tahliyenin yollarını aramaktadır.

Tahliye Taahhüdü Nedir?

Genellikle kira sözleşmesinin imzalandığı anda düzenlenen tahliye taahhüdü, kiracıya boş olarak imzalatılan ve kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltılmayı taahhüt edildiği bir metindir.

Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için birtakım şartları taşıması gerekir. Aksi halde geçersiz bir tahliye taahhüdü ev sahibine tahliye imkânı vermez. Geçerli olmayan bir tahliye taahhüdüne dayanarak dava açılması halinde, kiracının tahliyesi mümkün olmayacağı gibi ev sahibi dava masraflarını cebinden ödemek zorunda kalabilir.

Ev sahibi, kiracının evden çıkmaması halinde tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Bu sayede tahliye taahhüdüne dayanarak kiracı evden çıkartılabilir.

Tahliye Taahhüdü Var Ancak Kiracı Evden Çıkmıyor

Kiraya veren ev sahipleri, “tahliye taahhüdü var kiracı evden çıkmıyor” diyerek kiracıyı tahliye etmenin yollarını aramaktadır.

Tahliye taahhüdü, kiracıyı evden çıkartabilmek için en kolay yol olarak ifade edilebilir. Çünkü kiraya veren ev sahibi sadece tahliye taahhüdü sayesinde başka bir sebep göstermeksizin evin boşaltılmasını isteyebilir. Bunun için icra takibi başlatması veya dava açması gerekir.

Tahliye Taahhüdü Varsa Kiracı Hemen Evden Çıkartılır Mı?

Tahliye taahhüdü imzalanmış olması, kiracının hemen evden çıkartılması için yeterli değildir. Çünkü tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi başlatılması veya tahliye taahhüdüne istinaden dava açılması halinde izlenmesi gereken hukuki prosedürler vardır.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi Başlatılması

İcra ve İflas Kanunu m. 272’de, süre bitimi nedeniyle tahliyeye ilişkin icra takip yolu düzenlenmiştir. İİK m. 272/1’e göre, “Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir” denilmektedir.

Kiraya veren ev sahibi, tahliye taahhüdünde yazan tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde icra takibi başlatarak taşınmazın tahliyesini istemelidir. Uygulamada 14 örnek takip yolu olarak bilinen bu takip yolunda, tahliye taahhüdü icra dairesine verilerek kiracının tahliyesi sağlanır.

Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi, oldukça teknik ve karmaşık bir takip yoludur. Profesyonel bir avukattan destek almadan kiracıya icra takibi başlatmak tahliye sürecinin uzamasına neden olabileceği gibi hatalı başvuru yapılması tahliye taahhüdünü geçersiz hale getirebilir.

Ev Sahibi Tahliye Taahhüdünü İcraya Koydu, Şimdi Ne Yapacağım?

Kiracıların en çok sordukları sorulardan biri, “ev sahibi tahliye taahhüdünü icraya koydu, evi boşaltmak zorunda mıyım?” olmaktadır. Bu soruya iki farklı ihtimale göre cevap vermek gerekir.

Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi başlatılması üzerine kiracıya tahliye emri gönderilir. Tahliye emrinde kiracının 7 günlük süre içerisinde tahliye emrine itiraz edebileceği ve 15 günlük süre içerisinde taşınmazı boşaltması gerektiği ihtar edilir.

Kiracı 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmezse, 15 günlük süre dolduktan sonra taşınmazı boşaltmak zorundadır. Aksi halde icra memurları aracılığıyla kiracı evden zorla çıkartılır. Kiracının tahliye emrine itiraz ederken avukattan destek alması faydalıdır. Çünkü usulüne uygun şekilde itiraz yapılmaması halinde itiraz geçersiz sayılacağından ev sahibi derhal evi boşaltılmasını isteyebilir.

Kiracıya gönderilen tahliye emrine karşı 7 günlük süre içerisinde kiracının tahliye emrine itiraz etmesi halinde kira veren ev sahibi itirazı geçersiz kılmak amacıyla dava açmak zorundadır. Aksi halde itiraz mahkeme aracılığıyla ortadan kaldırılmadıkça kiracının taşınmazdan tahliyesi mümkün değildir. Bu nedenle tahliyeye engel olmak isteyen kiracının icra dairesine itiraz etmesi gerekir.

Kiracının itirazı, tahliye sürecini uzatmak için önemlidir. Kiracının tahliye emrine karşı hangi sebeplerle itiraz edebileceği hakkındaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Tahliye Taahhüdü Nedeniyle Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?

Ülkemizde yargıya intikal eden uyuşmazlıkların sayısı epey artmıştır. Artan iş yükü nedeniyle davalar epey uzun sürmektedir. Bu nedenle tahliye davasının ne kadar süreceği konusunda kesin bir bilgi verebilmek mümkün değildir.

Ancak tahliye davasının hızlı sonuçlanması için hukuki prosedürlerin doğru şekilde yönetilmesi ve dava dosyasının düzenli takip edilmesi gerekir. Aksi halde tahliye taahhüdüne dayalı açılan dava yıllar sonra sonuçlanabilir.

Tahliye Davasını Hızlandırmak Mümkün Mü?

Ev sahipleri kiracıları bir an önce evden çıkaracak yolları aramaktadır. Kira davalarında, “Tahliye taahhüdü var, kiracı evden çıkmıyor. Peki tahliye davası sürecini hızlandırmak mümkün mü?” denilmekte, ev sahipleri bu konuda “en iyi kira avukatı” şeklinde arayışa girmektedir.

Tahliye davasının hızlı şekilde sonuçlanması için dava dilekçesinin doğru hazırlanması ve dava süresinin doğru yönetilmesi önemlidir. Ülkemizde vatandaşlar kendi başına kira davası açabilir. Ancak kira davalarında profesyonel destek almak süreci hızlandıracaktır. Bu nedenle kira hukuku alanında uzman avukat tarafından davanın yürütülmesi oldukça önemlidir.

Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davalarıyla ilgili daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

ev.sahibinin.banka.hesabini.kapatmasi.01

Ev Sahibinin Banka Hesabını Kapatması

Kira davalarının sayısı günümüzde oldukça artmıştır. Özellikle kira miktarı konusunda ev sahibi ve kiracı anlaşamamakta, fahiş kira istenmesi nedeniyle uyuşmazlık çıkmaktadır. Ev sahibi, istediği miktarda kiranın kiracı tarafından kabul edilmemesi halinde farklı yollara başvurmaktadır. Bunlardan birisi de ev sahibinin banka hesabını kapatmasıdır. Kiracılar ise “ev sahibi banka hesabını kapattı, şimdi ne yapacağım” sorusunun yanıtını aramaktadır. Yazımızda bu soruya cevap vereceğiz.

Kira Bedeli Nasıl Belirlenir?

Kira bedeli, kira sözleşmesi yapılırken taşınmazın konumu, özellikleri, yaşı, emsal fiyatları vb. göz önüne anılarak kiracı ve kiraya veren tarafından belirlenir. Ev sahibi, evini kiraya verirken kira miktarını belirlemekte serbesttir. Bu nedenle kira sözleşmesinin imzalandığı anda belirlenen kira miktarına itiraz edilemez.

Ancak yeni kira döneminde ödenecek kira miktarı için birtakım sınırlar vardır. TBK m. 344’e göre, yenilenen kira döneminde ödenecek kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Ayrıca, TBK geçici madde 2’de, konut kiraları bakımından 02.07.2023 – 01.07.2024 tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Ev Sahibi Neden Banka Hesabını Kapatmaktadır?

Günümüz ekonomik koşullar nedeniyle kiralar her geçen gün yükselmektedir. Ev sahipleri, yeni kira döneminde ödenecek kira bedelinin piyasa miktarlarına yakın olmasını istemektedir.

Kiracı kanuni sınırdan daha fazla kira ödemeyi kabul etmezse, bu durumda evin kirası piyasanın altında kalmaktadır. Kiraya verenin istediği kirayı kiracının kabul etmemesi halinde, taraflar arasında anlaşmazlık yaşanmaktadır.

Ev sahibinin banka hesabını kapatmasının amacı kiracıyı temerrüde düşürmektedir. Ev sahibi kirayı almamak için bugüne kadar kiranın ödendiği banka hesabını kapatmakta, kiracı ise artık bu hesaba kirayı gönderememektedir. Kira bedellerinin ödenmemesi halinde, kiraya veren, kiracının temerrüdü nedeniyle tahliye davası açabilmektedir.

Sonuç olarak ev sahibi, tahliye davası açabilmek için banka hesabını kapatarak kiracıyı temerrüde düşürmeye çalışmaktadır.

Ev Sahibi Banka Hesabını Kapatırsa Kira Borcum Sona Erer Mi?

Ev sahibinin banka hesabını kapatması halinde kiracının kira borcunu ortadan kalkmaz. Kiracı, kira sözleşmesine uygun şekilde kira borcunu ödemek zorundadır.

Kiracı, banka hesabının kapatılması nedeniyle kiralarını yatırmazsa, ev sahibi ödenmeyen kiraların tahsili için icra takibi başlatabilir veya dava açabilir.

Ev Sahibi Kiranın Ödendiği Banka Hesabını Kapatırsa Kirayı Nereye Ödeyeceğim?

Ev sahibinin banka hesabını kapatmış olması halinde, alacaklı kiraya veren temerrüde uğramış olur. Bu durumda kiracının başvurabileceği iki yol vardır.

İlk olarak kiracı, kiraların ödendiği banka hesabının kapatılması halinde, kira bedellerini konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla ev sahibine ödeyebilir. Bu durumda kiracının kira borcunu ödeme yükümlülüğü sona erer.

Alacaklı kiraya veren, konutta ödemeli olarak PTT yoluyla gönderilen kirayı teslim almaktan kaçınırsa, kiracı sulh hukuk mahkemesine başvurarak kira bedelinin yatırılması için tevdi mahalli tayini (ödeme yerinin belirlenmesi) talebinde bulunabilir. Nitekim TBK m. 107/1’de, “Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir” denilmektedir.

Sonuç olarak, ev sahibi banka hesabını kapatırsa, kiranın öncelikle konutta ödemeli olarak PTT yoluyla ev sahibine gönderilmesi gerekir. Ev sahibinin kirayı teslim almaması halinde ise kiranın sulh hukuk mahkemesine başvurarak tevdi mahalli yoluyla ödenmesi gerekir.

Kiracının temerrüde uğraması halinde taşınmazdan tahliye kararı verilebileceği mümkün olduğundan, ev sahibi banka hesabını kapatırsa veya banka hesabını kiracıyla paylaşmazsa kiracının buradaki hukuki prosedürleri yürütmesi gerekmektedir.

Ev sahibinin banka hesabını kapatması halinde ne yapılacağı hakkında daha fazla bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

kira.sözlesmesi.depozito.01

Kira Sözleşmelerinde Depozito

1. Depozito (Güvence Bedeli) Nedir?

Depozito, kira sözleşmesinden kaynaklanacak alacakların ve taşınmazda meydana gelebilecek zararların teminat altına alınması için kiracı tarafından kiraya verene ödenen bedeldir. Böylece kiraya veren, kira sözleşmesiyle birlikte kiracının kullanımına bıraktığı taşınmazda doğabilecek zararlara karşı önlem almış olur.

Kira sözleşmesinin imzalanabilmesi için depozito ödenmesi zorunlu değildir. Kiracı ve ev sahibi dilerse depozito kararlaştırmadan kira sözleşmesi imzalayabilirler. Ancak kira sözleşmelerinde genellikle depozito alınmakta, kira sözleşmesi imzalandığı sırada ev sahibine ödenmektedir.

2. Kira Sözleşmesinde Depozito En Fazla Ne Kadar Olabilir?

Kira sözleşmesi için ne kadar depozito verileceği kiracı ve ev sahibi arasında serbestçe kararlaştırılmaktadır. Uygulamada depozito, genellikle bir veya birkaç aylık kira bedeli üzerinden belirlenmektedir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun koyucu depozito bedeline bir üst sınır getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu m. 342’ye göre, depozito bedeli üç aylık kira miktarını aşamaz. Üç aylık kira bedelinden daha fazla depozito alınması halinde, kanunu aşan miktarda yapılan ödemenin kiracıya iadesi gerekir.

MADDE 342

(1) Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

3. Depozito Bedeli Nereye Ödenmelidir?

Uygulamada depozito kira sözleşmesiyle birlikte ev sahibine ödenmekte, kira sözleşmesi sona ermesi üzerine taşınmazda bir hasar yoksa depozito kiracıya iade edilmektedir. Böylece kira sözleşmesi süresi boyunca depozito ev sahibi tarafından saklanmaktadır.

Kanun koyucu, depozito bedelinin para veya kıymetli evrak olarak kararlaştırılması halinde, depozitonun ev sahibine yerine bankaya yatırılmasına dair düzenleme yapmıştır. Buna göre kira sözleşmelerinde alınacak depozitonun para olması halinde, depozitonun vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmalıdır. Depozito olarak kıymetli evrak verildiyse, bankaya depo edilir.

MADDE 342

(2) Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Depozito, kira sözleşmesi nedeniyle doğabilecek zararlara karşı kiraya verene ödenen bir miktardır. Taşınmazda herhangi bir zarar yoksa depozitonun kiracıya eksiksiz iadesi gerekir. Para olarak verilen depozitonun vadeli bir tasarruf hesabında nemalandırılmasıyla, esasında kiracıya ait olan depozito bedelinin değer kaybetmesi önlenmektedir.

4. Döviz Cinsinden Depozito Verilebilir mi?

Kira sözleşmeleri imzalanırken genellikle para olarak belirli bir miktar depozito alınmakta, aradan uzun yıllar geçtikten sonra aynı miktarda depozito bedeli kiracıya iade edilmektedir. Halbuki enflasyon nedeniyle kiracının depozito bedelinin değeri eksilmektedir. Ayrıca depozito taşınmazın tahliye edileceği tarihte taşınmazda doğabilecek zararları karşılamaya da yetmeyebilmektedir.

Bunun önüne geçmek için kiracı ve ev sahibi, depozito bedelini döviz cinsinden kararlaştırmakta, kira sözleşmesi imzalandığı sırada depozito dolar veya euro cinsinden ev sahibine ödenmektedir. Ancak dövizle sözleşme yapma yasağı nedeniyle döviz cinsinden depozito verilmesinin mümkün olup olmadığı sıklıkla sorulmaktadır.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 numaralı Tebliği m. 8/1’e göre, bazı sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden yahut dövize endeksli olarak kararlaştırılması yasaktır. Ancak Tebliğ’in 8. maddesinin son fıkrasında, depozito bedelleri için istisna tanınmıştır.

Sonuç olarak, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 numaralı Tebliğ’in 8. maddesinin son fıkrasına göre, döviz cinsinden depozito verilmesi mümkündür.

4. Depozito Kiracıya Ne Zaman İade Edilir?

Depozitonun kiracıya iade edilebilmesi için öncelikle kira sözleşmesi sona ermelidir. Kira sözleşmesi devam ederken kiracı depozitonun kendisine iade edilmesini isteyemez. Ayrıca kiracı, sözleşme devam ederken depozitonun kiraya mahsup edilmesini de talep edemez.

Kiracı, kira sözleşmesinin bitmesi üzerine depozitonun kendisine iade edilmesini isteyebilir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden bahsedebilmek için anahtarların kiraya verene (ev sahibine) teslim edilmiş olması gerekir. Taşınmazı boşaltarak ev sahibine teslim ettiği konusunda ispat yükü kiracıya aittir.

Kiraya veren, kira sözleşmesiyle birlikte kendisine teslim edilen depozito bedelini, taşınmazda herhangi bir zarar veya hasar yoksa derhal kiracıya iade etmekle yükümlüdür.

Depozitonun bankaya yatırılmış olması halinde ise kira sözleşmesinin bitiminden itibaren üç ayın geçmesi gerekir. TBK m. 342/3’e göre depozitonun yatırıldığı banka, sözleşmenin sona ermesinden itibaren üç ay geçmedikçe depozitoyu kiracıya iade edemez.

MADDE 342

(3) Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

6. Hangi Durumlarda Depozito İade Edilmez?

Depozito, kira sözleşmesi nedeniyle taşınmazda meydana gelebilecek hasar ve zararları teminat altına alabilmek amacıyla ödenir. Bu nedenle bazı durumlarda depozito bedelinin kiracıya geri ödenmesi gerekmez. Örneğin;

  • Kiracının taşınmaza veya demirbaşlara zarar vermiş olması,
  • Evdeki demirbaşları giderken götürmesi veya çalması,
  • Ödenmemiş eksik kiraların veya aidatların bulunması,
  • Ödenmemiş elektrik, su vb. giderlerin bulunması,
  • Ev eşyalı olarak kiraya verilmişse evdeki eşyaların zarar görmesi.

7. Kiracı Evden Çıkarken Eve Zarar Vermişse Ne Yapılmalıdır?

Kiracının evi boşaltması üzerine taşınmazda veya demirbaşlarda hasar bulunması halinde kiraya veren (ev sahibi) gecikmeksizin eşyalardaki zararın fotoğrafını ve videosunu çekmeli ve mümkünse bunu tutanak altına almalıdır.

Kiracının eve zarar vererek boşaltması halinde en sağlıklı yol delil tespiti yoluna başvurarak taşınmazdaki zararı mahkeme kanalıyla tespit ettirilmesini sağlamaktır. Böylece kiraya veren hak kaybı yaşamadan taşınmazdaki zararlarını kiracıdan eksiksiz talep edebilecektir.

Kiracı evi boşaltırken kiraya veren tarafından taşınmazın durumu gözden geçirilmelidir. Taşınmazda herhangi bir hasar, eksiklik veya ayıp bulunması halinde bu durum derhal kiracıya yazılı olarak bildirilmelidir. Taşınmazdaki zararın derhal kiracıya bildirilmemesi halinde TBK m. 335 gereğince kiracı sorumluluktan kurtulur.

MADDE 335

Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır.

8. Depozito (Güvence Bedeli) ile İlgili Yargıtay Kararları

Depozito (güvence bedeli) ile ilgili emsal nitelikteki Yargıtay Kararları aşağıda paylaşılmıştır.

3. HD., E. 2017/9846 K. 2018/8629 T. 18.09.2018

“Davaya konu taşınmazın anahtarlarının notere tevdi edildiğine ilişkin ihtarın 14.11.2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından taşınmazdaki hasar durumunun tespiti için İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/6 D. İş sayılı dosyasında 19.01.2012 tarihli davalı talebi üzerine; keşif yapılarak taşınmazın boya ve parkelerinin cilalanması için 8.000 TL hasar bedeli belirlendiği görülmektedir. Davalı kiraya veren tahliyenin hemen sonrası taşınmazdaki hasarlar yönünden davacı kiracıya yazılı bildirimde bulunmamıştır.

Davalı kiraya veren TBK 335 uyarınca kiralananı teslim aldığı 14.11.2011 tarihinden hemen sonra davacı kiracıya yazılı olarak hasar bildirimde bulunmadığından, davacı kiracı hor kullanma tazminat sorumluluğundan kurtulmuştur. Mahkemece bu husus dikkate alınarak davacı kiracının talebi konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.”

3. HD., E. 2018/1406 K. 2019/7133 T. 25.9.2019

“Somut olaya gelince, davacı tarafından kira sözleşmesi uyarınca verilen 3.500,00 TL depozito bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, 14.02.2014 tarihli icra takibinde talebin, 3.500,00 TL olan asıl alacak ile sınırlandırıldığı, ayrıca işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan raporda ise, 17.10.2012- 20.04.2014 tarihleri arasındaki dönem için faiz hesabı yapılarak, davacının bu dönem için 423,84 TL depozito faizi bakımından alacaklı olduğu belirlenmiş, dava konusu depozito alacağı, faiz bedeli de dahil edilerek hesaplanmıştır. Davacının icra takibinde bu yönde bir talebi olmadığı gibi taraflar arasındaki kira sözleşmesinde depozito bedelinden faiz talep edilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

O halde mahkemece, davacının faiz talebinde bulunmadığı gözetilerek depozito alacak miktarının belirlenmesi gerekirken taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

6. HD., E. 2014/8945 K. 2014/11013 T. 14.10.2014

“Davacı kiracı 19.08.2011 tarihinde başlattığı icra takibinde 1.500 USD depozito bedeli ve 166 USD işlemiş faizin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise süresinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamıştır. İtirazın iptali istemiyle açılan işbu davada mahkemece; tahliye tarihi itibariyle aidat, su, elektrik ve doğalgaz borçlarını depozito bedelinden düşerek kalan tutar üzerinden itirazın iptaline karar vermiştir. Sözleşmenin 2.maddesinde depozitonun iade koşulları belirlenmiş olup depozitonun iadesine karar verilebilmesi için kiralananda herhangi bir hasar ve zararın bulunmaması gerekir. Oysaki davalı tarafından davacı aleyhine hor kullanma iddiası ile açılan davada (Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1471 esas sayılı dosyası) mahkemece 3.060 TL hor kullanma bedeli ve 268 TL yedi günlük tamirat süresi kira alacağının tahsiline karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir. Şu durumda mahkemece davalının hor kullanma iddiası ile Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1471 esas sayılı dosyası ile açtığı dava bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.”

6. HD., E. 2013/5339 K. 2013/16264 T. 4.12.2013

“Taraflar arasında 17.11.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, kiracı tarafından 3000 USD depozito verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 8. maddesine göre tahliye halinde taşınmazın kira, elektrik, su, doğalgaz yönetim giderleri sıfırlanıp taşınmazın hasarsız olarak boş teslimini takiben depozito bedeli kiracıya iade edilecektir. Davalılar vekili anahtar tesliminin Ocak 2009 tarihinde gerçekleştiğini belirterek 2008 yılı Aralık ayı ile, 2009 yılı Ocak ayı kira bedellerinin ödenmediğini ayrıca makul süre kirasının da ödemesi gerektiğini belirterek buna ilişkin alacaklarını depozitoya mahsup ettiklerini savunmaktadır. Sözleşmenin 8. maddesine göre depozitonun kira alacağını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Davalılar vekili tarafından yargılama sürecinde (…) 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012 /1420 E sayılı dosyasında tahliye tarihine kadar ödenmeyen kiralar ile makul süre kirasının tahsili için alacak davası açıldığı, bu dava sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş söz konusu kararın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davalıların ödenmeyen kira alacağı ve makul süre kira alacağı var ise takas-mahsup defi üzerinde de durularak sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.”

Kira sözleşmelerinde depozito verilmesi hakkında daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.