Uygulamada borçluların malvarlığı kaçırması nedeniyle tasarrufun iptali davası sıkça açılmaktadır. İcra hukuku konusu olan “Tasarrufun İptali Davası” bu yazımızda ele alınacaktır.
Tasarrufun İptali Davası Nedir?
Haciz yoluyla takiplerde hacizden, iflas yoluyla takiplerde iflasın açılmasından önce borçlu mal ve hakları üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilmektedir. Bu nedenle bazen borçlular mallarına haciz konulmasını veya iflas kararı verilmesini engellemek için alacaklılardan mal kaçırmak gibi şüpheli tasarruflarda bulunabilirler.
Tasarrufun iptali davası, borçlunun mal kaçırmak amacıyla hacizden veya iflastan önce yapmış olduğu işlemlerin sonuç doğurmayacak biçimde iptalini sağlar. İcra ve İflas Kanunu buna dair hükümler barındırmaktadır.
İİK m.284 uyarınca tasarrufun iptali davası açma hakkı, davaya konu tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle düşer.
Tasarrufun İptali Davası Şartları
- Alacaklı ile borçlu arasındaki borç, gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmalıdır.
- Borç tasarruftan önce doğmuş olmalıdır.
- Borçlu hakkında kesinleşen bir icra takibi bulunmalıdır.
- Borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesi bulunmalıdır. (Davanın açılması aşamasında ihtiyaç yoktur. Sonradan ikame edilebilir. Geçici aciz vesikası sunulursa, sonradan kesin aciz vesikası ibraz edilmelidir.)
- İptal edilen tasarruf, İİK uyarınca iptale tabi bir tasarruf olmalıdır.
Tasarrufun İptali Davası Bakımından İptale Tabi Tasarruflar Nelerdir?
Borçlunun tasarrufun iptali davasına konu tasarrufları İcra İflas Kanunu’nun 278, 279 ve 280. maddelerinde üç grup olarak düzenlenmiştir. Ancak bu tasarruflar sınırlı sayıda değildir, kanun iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hâkime bırakmıştır.
1. İvazsız Tasarruflar
İvazsız tasarruflar, herhangi bir karşılık alınmadan yapılan hukuki işlemlerdir. Lehine tasarruf yapılan kişi karşılıksız olarak zenginleşir. Bu husus İİK m.278’de düzenlenmiştir.
İİK m.278: “Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.”
Bu düzenlemeye göre ivazsız tasarruflar arasında mutat (alışılmış) hediyeler iptale konu edinilemez. Mutat hediyeden kasıt giyinmekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır.
Bazı hukuki işlemler ivazlı olsa dahi ivazsız olarak kabul edilmiştir. Bunlar:
- Yakın hısımlar arasındaki tasarruflar (karı-koca, üçüncü derece dahil hısımlar, evlat edinen-evlatlık)
- Borçlunun karşılık olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği tasarruflar
- Borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi menfaatine, ömür boyu gelir veya intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
2. Aciz Halinde (Borca Batık Durumda) İken Yapılan Tasarruflar (İİK m.279)
Her ne kadar madde metninde acizden bahsedilse de öğretide borca batıklığın kastedildiği kabul edilmektedir. İİK m.279 ile maddede belirtilen tasarrufların borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebi ile acizden önceki bir sene içinde yapılmış olması halinde iptaline karar verileceği düzenlenmiştir. Bu tasarruflar:
- Borçlunun teminat göstermeyi daha önce taahhüt etmediği halde, borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
- Para ve alışılmış ödeme araçları dışında farklı yollarla yapılan ödemeler
- Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler
- Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler
Yukarıda sayılan durumların hacizden veya acizden, ya da iflasın açılmasından bir sene önce yapılması gerekir. Daha eski tasarruflar bu maddenin konusu olamaz.
3. Hileli Tasarruflar (zarar verme kastından dolayı iptal) (İİK m.280)
Hileli tasarruflar, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerdir. Borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer taraflarca bilinmesi veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunması gerekir.
Borçlunun eşinin, üçüncü derece dahil hısımlarının veya evlatlığının borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bildiği farz olunur. Ancak elbette bu karinenin aksi ispatlanabilir.
Kanun koyucu tarafından kabul edilen bir başka karine ise, bir ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya önemli bir kısmını iktisap ettikten sonra o işyerini fiilen de devralarak işletmeye başlayan kişinin, borçlunun zarar verme kastını bildiği kabul edilir. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
Tasarrufun İptali Halinde Ne Olur? Tasarrufun İptali Davasının Sonuçları
Davacı alacaklı iptal davasını kazanınca lehine tasarruf yapılmış olan 3. Kişi malın maliki olarak kalmaya devam eder fakat alacaklı, tasarruf konusu mal sanki borçlunun mülkiyetindeymiş gibi o malın haczini ve satışını isteyebilir.
Davacı alacaklı lehine haczedilip satılan malın bedeli, ilk önce davacının alacağının ödenmesine tahsis edilir. Geriye para artarsa bu para davalı 3. kişiye geri verilir.
İflastaki iptal davasının kabulü üzerine dava konusu mal, müflise aitmiş gibi iflas masasına alınır, iflas dairesi tarafından satılır. Satış bedeli ise bütün iflas alacaklarının ödemesine tahsis olunur.
Tasarrufun İptali Davasında Süreler
Dava açma süreleri; İİK madde 278’de yer alan ivazsız tasarrufların iptali için 2 yıl, İİK madde 279’da yer alan acizden dolayı tasarrufun iptali için 1 yıl, İİK madde 280’de yer alan zarar verme kastından dolayı olan tasarrufun iptali davaları için beş yıldır. Bu süre hak düşürücü süredir.
Tasarrufun İptali Davasında Arabuluculuk Şartı Var Mı?
Tasarrufun iptali davası, zorunlu arabuluculuk kapsamında olan bir dava değildir. Bu nedenle arabuluculuk şartı yoktur.
Tasarrufun İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tasarrufun iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kişisel hakka dayanan davalar olduğundan genel yetki hükümleri geçerlidir. Dava, davalının veya tasarrufu devralan 3. Kişinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılabilir.
Tasarrufun iptali hakkında daha fazla bilgi için bize buradan ulaşabilirsiniz.


Add a Comment